Engin BAŞCI
Günlerden Pazar…
Yazacak çok şey var.
Onca kötülük, onca zorluk, onca sorun arasında sıraya koysan yazılacakları hangisinden başlayacağına şaşırıyor insan.
Bugün üniversiteleri yazacaktım ama yarına bıraktım.
Biraz sizle biraz kendimle sohbet edeyim dedim.
***
60’ı aştığım bu ahir ömrümde çok şey gördüm, çok şey duydum, çok şey yaşadım.
Koşullar ne kadar kötü ve zor olsa da, kimi zaman bir umutsuzluk ve yılgınlık çökse de üzerinize susmamak aksine konuşmak, yazmak, anlatmak lazım.
Çoğunuz gibi ben de öfkeliyim, kızgınım.
Yaşananlara ve bize dayatılan hayata isyan ediyorum.
Yalana dolana katlanamıyorum.
Kendini akıllı ve kurnaz sananlara, bizi salak yerine koymaya çalışanlara diyecek söz bulmakta zorlanıyorum.
Son zamanlarda bu ruh hali içindeyim.
Ama umutsuz değilim.
Bu yüzden ısrarla yazıyorum.
Dijital ortama bırakılan söz yok olmuyor çünkü.
Toprağa ektiğiniz bir tohum misali bir de bakıyorsunuz filizlenmiş…
Tıpkı hayat gibi.
Küçücük bir çekirdekten filizlenir hayat da.
Dallara, yapraklara bürünür çiçeklenir.
Her çiçek ruhumuza tonlarını verir.
O yüzden benim umudum var.
Bir hareket bir canlanış da var bugünlerde.
Anadolunun şehirlerinde köylerinde yeniden yüzü gülmeye başladı insanların.
Çünkü asırlık çınarların kurutulmak istendiği bir ortamda dallar yeniden tomurcuklanmaya başladı.
Hayat böyle bir şey; bitti dediğiniz, umudu kestiğiniz anda yeniden başlıyor her şey.
Doğanın özündeki direngenlik insana da geçiyor.
Hatta insandan insana geçiyor.
Dayanışmayla büyüyor.
Bitti dediğiniz hayatı ellerinize alıyorsunuz.
Kenetlenen ellerin yarattığı vahada büyütüyorsunuz.
Bir de bakıyorsunuz çöl yeşermiş.
***
O yüzden takılmamak, takılıp kalmamak gerek.
Kendimden bilirim, insanın içinde keşfedilmemiş dağlar var.
Kalbimizdeki kuş an gelir yeni bir dağ arar.
İşte o an çıkacaksın dağlara yeni bir ışık, yeni bir gökyüzü bulacaksın.
Kendinde bulduğunu dünyaya katacaksın.
Başka dünyaları tanıyacak, yeni bir dünya kuracaksın.
Biliyorum ve görüyorum, benim gibisiniz siz de.
O yüzden kalbimizdeki kuşla konuşma zamanı.
O bilir gideceği yeri.
Özgürleştirmek gerek yüreği…
