Tugay Galip HADİ
Sosyal medyaya bir video düşüyor ve Popeyes markası bir anda kamuoyu gündemine oturuyor.
Videoda Popeyes’tan sipariş edilmiş tavuk ürünlerinin üzerinde canlı kurtların gezdiği görülüyor. Oysa markanın açıkladığı gibi ürün kızgın yağda pişirilirken dış ısısı 177 santigrat derece iç ısısı ise 90 santigrat dereceye ulaşıyor. Bu ısıda bir kurt ya da parazitin canlı kalması mümkün değil. Öyleyse gelin bu olayın öncesinde yaşananları bir hatırlayalım.
Kısa bir süre önce, Ticaret Bakanlığı tavuk üreticisi birçok şirkete piyasa fiyatlarını tröst yapılanma içinde belirledikleri iddiasıyla kayyum atamıştı. Hatta suçlanan firmalar arasında pazar payı yüzde 0,2 olanlar vardı. Yani piyasada etkisi binde iki olan bir firma, piyasadaki fiyatları büyük firmalar ile işbirliği içinde birlikte belirlediği için suçlanıyordu.
Bir süre sonra kayyumlar geri çekildi.
Tavuk üreticilerinin zor şartlarda üretim yaptıkları ve sektörde girdi maliyetlerinin yüksek olduğu uzun bir zamandır konuşuluyor.
Yaz geldi halk mangal yapacak. Et alamıyor. Öyleyse tavuk yesin. Fakat tavuk ta satın alamıyor. Çünkü yem, ilaç, personel ve enerji girdi maliyetlerinde sürekli artan enflasyon durumu var. Bu da doğal olarak tavuk fiyatlarını yukarı çekiyor.
Bir ürünün fiyatını arz, talep ve girdi maliyetleri belirler. Girdi maliyetleri yüksek, talep de arzdan yüksek ise, ya arzı artıracaksınız ya da talebi kısacak veya girdi maliyetlerini düşüreceksiniz.
Talebi kısabilecek legal ve illegal yöntemler var; halkın satın alma gücü düşürülerek ya da ürün hakkında kara propaganda yapılarak bu gerçekleşebilir.
Geçmişe gidelim.
Biber, incir, kayısı, domates, fıstık gibi ürünlerin fiyatları arttıktan kısa bir süre sonra, medyada fiyatı artan ürünün ihraç edilen ülkeden geri döndüğünü, bunun sebebinin ise ürünün yüksek pestisit vb. içermesinden kaynaklı olduğu haberlerini basında çok okuduk.
Peki bu ürünlerde belki 30 yıldır yüksek pestisit içerip, ihraç edilen ülkelerden geri dönenler varda, haberlerin medyaya çıkışının fiyatlar yükseldikten sonra olması bir tesadüf mü?
Halk bu ürünlerin iç piyasaya sürülebileceği dedikodularıyla birlikte canının çekipte parası olmadığı için satın alamadığına mı yansın, yoksa birbirlerine “Zaten sağlığa zararlıymış, iyi ki paramız yokta yiyemiyormuşuz” diyerek sevinsin mi?
Üreticiler ürün hakkında çıkan kötü haberlerin ardından, talep düşüklüğünden dolayı fiyatları aşağı çekmek hatta çoğu zaman zararına satış yapmak zorunda kalırlar.
Örneğin; peynir fiyatlarının yükselmesinin hemen ardından, medyada peynirin domuz şırdanıyla mayalandığı haberleriyle karşılaşabiliriz
Sucuk ve kıyma fiyatları artsa, bir çok firmanın at ve eşek eti ile yaptığı sucuklar, kıymalar medyada gündem olur.
Aslında at ve eşek eti gerçeği belki 50 yıldır var. Peynir ise hep aynı geleneksel yöntemlerle mayalanır.
Karma ekonomilerde devletin piyasalarda olma amacı sadece kar elde etmek değildir. Çoğu zaman piyasaları regüle eder. Örneğin Et, Süt, Balık Kurumu fiyatlar arttığında, düşük kar marjı ile ya da hiç kar etmeden pazara et, süt ve balık ürünleri sürer ki, buradaki amaç özel sektörün rekabet edebilmek için devletin kuruluşunun fiyatlarını geçememesidir. Bu durum, çay, şeker, enerji, ulaşım gibi farklı sektör ve ürünler için de geçerlidir.
Devlet tüm KİT’leri özelleştirir ve piyasadan çekilirse, serbest ekonomide isteyen istediği fiyata satabilir. Serbest ekonomide “fahiş fiyat” kavramı yoktur.
Siz hiç devletin, sen bu mücevheri, arabayı, içkiyi, benzini, evi, tatili fahiş fiyata satıyorsunuz diyerek ceza yazdığını duydunuz mu?
Ben duymadım.
Piyasada 29.500 TL ye 1 şişe rakı satılıyor. Sen neden 1500 TL ye satmıyorsun diye ceza kesildiğini duydunuz mu?
1hafta 4 kişi tatil yapmak isterseniz İki yüz bin liraya da otel var, iki buçuk milyon liraya da…
İki buçuk milyon liraya tatil satan otele fahiş fiyat cezası kesildiğini duydunuz mu?
Hafızamızı tazeleyelim.
Yakın geçmişte şeker fabrikaları özelleştirildi. Kısa bir süre sonra marketlerde şeker fiyatları %50 hatta %100 arttı.
Tekel özelleşti. Sigara ve alkollü içki fiyatları arttı.
SEKA satıldı. Kağıt fiyatları arttı.
Popeyes kurtlu tavuk bagetleri iddiasıyla video paylaşıldı. Hemen ertesi hafta marketlerde tavuk bagetlerinde indirime gidildi.
Çoğu şirket, düşebilecek talebe karşı, fiyat indirimi ile cevap vermek zorunda kalabilir. Tıpkı domuz şırdanıyla mayalanmış peynir haberlerinden sonra olduğu gibi…
Özetle söylemek gerekirse;
Devlet çoğu sektörde piyasalardan çekildikten sonra, serbest ekonomilerde olmayan “fahiş fiyat” denetimlerini, şirketlere kayyum sopasını, Popeyes benzeri vakaları ve videoları, emeklinin zaten satın almakta zorlandığı enflasyondan nasibini almış sağlığa zararlı ürünlerin haberleri ile medyada sık sık karşılaşmak hiç te şaşırtıcı olmayacak.
