Vakıf üniversitelerinde yaz aylarına işten çıkarmalarla girildi. İstanbul’daki vakıf üniversitelerinde 150’inin üzerinde akademisyen işten çıkarıldı. İşten çıkarmalara eğitim iş kolunda örgütlü sendika ve derneklerden tepki geldi.
Eğitim-Sen 6 Nolu Üniversiteler Şubesi, Özel Sektör Öğretmenler Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi, DİSK Sosyal İş Vakıf Üniversiteleri Komisyonu, Üniversiteler Öğretim Üyeleri Derneği, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği, Çukurova Öğretim Elemanları derneği, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği ve Bilim Sanat Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği tarafından bir yazılı açıklama yayınlandı.
Ortak açıklamada, İstanbul’daki vakıf üniversitelerinden haziran ayında 150’den fazla öğretim elemanının işten çıkarıldığı bildirildi. Bu sayının son iki buçuk yılda en az 446 olduğu belirtildi.
Gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğu da kaydedilen açıklamada, “Buz dağının görünmeyen kısmında işten çıkarmaların, tehdit ve şantajla ücret ve tazminat ödemelerinin gasp edildiği, kitlesel hak ihlallerinin gerçekleştiği tüm kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Süregelen işten çıkarmalar münferit olaylar değil sistematik bir kıyımdır” denildi.
Her yıl akademik yılın bitmesiyle yaz aylarında toplu işten çıkarma dalgasının büyüdüğü vurgulanan açıklamada, üniversite patronlarının öne sürdüğü norm kadro fazlası, ekonomik daralma, sözleşme süresinin dolması gibi gerekçelerin hukuki geçerliliğinin olmadığına dikkat çekildi.
Yükseköğretim Kanunu uyarınca akademik kadroların daimi, iş sözleşmelerinin de belirsiz süreli olduğu kaydedilen açıklamada, daha önce örnekleri görüldüğü gibi mahkemelerin bu fesihleri birer birer iptal ettiği buna rağmen kimi üniversite yönetimlerinin kesinleşmiş işe iade kararlarının uygulamayarak hukuku açıkça çiğnediği ifade edildi.
Açıklamada şöyle denildi:
“Bu kıyımın nedeni açıktır; üniversiteyi ticarethane, bilimi ve akademisyeni gider kalemi olarak gören anlayış. Programlar ve bölümler kâr amaçlı birimler olarak görülmekte, üniversite yönetimleri istedikleri geliri elde edemeyince bölümler masraf kalemi ilan edilip kapatılmakta ve hocalarımız insafsızca işsizliğe sev edilmektedir”
Son dönemdeki işten çıkarmaların sendikal örgütlenme ve hak arama özgürlüğünü baskı altına almayı amaçladığına da dikkat çekilen açıklamada, “gelecekleri, hayatları ve bilimsel faaliyetleri kâr muhasebesine kurban edilen yalnızca meslektaşlarımızın emeği be alın teri değil, öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkı ve ülkemizin bilimsel akıbetidir” sözlerine yer verildi.
Açıklamada keyfi ve hukuksuz işten çıkarmaların derhal durdurulması ve işten atılan tüm akademisyenlerin görevine iade edilmesi de istendi.
Mahkemelerin işe iade kararlarının gecikmeksizin uygulanması, kararları uygulamayan üniversite yönetimlerine yaptırımda bulunulması da talep edilen açıklamada, ” YÖK seyirci kalmayı bırakıp vakıf üniversiteleri üzerindeki denetim görevini yerine getirmelidir” denildi.
Eğitim iş kolunda örgütlü 8 sendika ve meslek örgütünün ortak açıklamasında vakıf üniversitelerinde çalışan tüm akademisyenlerin anayasal haklarının teslim edilmesi, gerçek iş güvencesi ve sendikal örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması gerektiği de bildirildi.
Milletvekillerinden de tepki
Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca ve DEM Parti Milletvekili Sevilay çelenk de TBMM’nde ayrı ayrı düzenledikleri basın toplantılarıyla vakıf üniversitelerindeki işten çıkarmalara tepki gösterdi.
Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, “Kâr amacı gütmeyen kurumlar olarak tanımlanan vakıf üniversiteleri, patronlar tarafından ticarethane gibi yönetiliyor. İşletmelerinde işçilere uyguladıkları baskı düzenini üniversitelerde akademisyenlere de uyguluyorlar” dedi.
DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk de İstanbul’daki Arel, Beykent, Aydın, Maltepe, Gelişim, Bilgi ve Atlas üniversitelerinde işten çıkarmaların münferit kararlar olarak değerlendirilemeyeceğini yaşananların akademik özgürlüğü ve üniversitelerin kamusal niteliğini hedef alan uzun süreli bir toplum mühendisliğinin parçası olduğunu söyledi.
Milletvekilleri işten çıkarılan akademisyenlerin bir an önce görevlerine iade edilmesini istedi.
