Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ortak savunma anlaşması Mekke’de imzalandı. Kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceği imza altına alıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığını; bölgenin huzuru, refahı ve istikrarını amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açık olduğunu duyurdu.
Erdoğan X hesabından yaptığı açıklamada, “Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşma, güvenlik ve savunma iş birliğimizin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacaktır” dedi.
Erdoğan, anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesinde tanımlanan saldırı halinde meşru müdafaa hakkını da teyit ettiğini belirtti.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden de Türkiye’nin NATO taahhütlerine bağlı kalmaya devam ettiği açıklaması geldi.
Anlaşmanın NATO’nun 5. maddesiyle çeliştiği ve paralel bir ittifak yapısı oluşturduğu” yönündeki iddiaların, “tamamen gerçek dışı” olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Anlaşma, Türkiye’nin NATO dâhil mevcut uluslararası müttefiklik taahhütleriyle çelişmemekte; aksine bölgesel güvenliği destekleyen tamamlayıcı bir iş birliği mekanizması niteliği taşımaktadır. Türkiye’nin bölgesel ortaklıklar geliştirmesi, NATO üyeliğinin bir alternatifi değildir” denildi.
Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 5. maddesi, NATO’nun ortak savunma ilkesi ve müttefiklerden birine yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağı temeline dayanıyor.
Bölgedeki uluslararası ilişkileri etkileyecek olan anlaşmaya ilk tepki iran’dan geldi.
İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ce Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, “Suudlular şunu bilmeli ki Türkiye ve Pakistan ile kağıt üzerindeki anlaşma onlara güvenlik getirmeyecek” dedi.
