Sessiz sedasız giden bir devrimci: İsmet Seçer

Engin BAŞCI

Bir sessiz adamdı.

Dev dalgalarla boğuşur, içinde fırtınalar yaşardı.

İş mücadeleye gelince hep ön saflarda yer alırdı.

Devrimciydi.

Emek, adil bölüşüm ve insanca bir yaşam mücadelesini Haber-Sen çatısı altında yürüttü.

Özelleştirmelere karşı direndi, sözse söz eylemse eylem dedi.

“Yasasızlar”ın; yani daha memurların sendikalaşmasına izin verilmediği günlerde sendikal mücadeleye başlayan KESK’e bağlı Tüm Haber-Sen’lilerden biriydi.

Tüm Haber-Sen bu yüzden kapatılınca Haber-Sen adıyla mücadeleye devam edenlerdendi.

Darbe zamanlarında solcu olmanın, devrimci olmanın zorluklarını yaşayanlardandı.

Zindanı da gördü, işkenceye de maruz kaldı, özgür ruhların zindana konulmak istendiği baskıcı bir hayatı da yaşadı.

İsyan eden ruhuyla zaman zaman öfkelenirdi, öfkesini yatıştırmasını da bilirdi.

O ince zayıf bedeninde kocaman bir yürek taşıyordu.

Bazen arkadaşlarına sitem ettiği de olurdu, kızıp sitem ettiğiyle akşamında rakı içer gülerdi.

Dosta dost, arkadaşa arkadaştı.

Arkadaşlarına olan öfkesi de kızgınlığı da sevgisizlikten değil, özgürlük ve eşitlik mücadelesindeki düşünsel yol ayrılıklardandı.

Yani biz solcuların klasik sorunsalı onda da vardı.

İsmet ağabeyle tanışıklığım çeyrek asır öncesine dayanır.

Biz TRT’de sendikal örgütlenmeyi hayata geçirmek için neyi nasıl yapabilirizi konuşuyorduk.

Sonra KESK’e bağlı Haber-Sen ile temas kuruldu.

En doğru hak arama ve mücadele biçimi Haber-Sen bünyesinde örgütlenmekti.

Haber-Sen’in sendikal mücadele birikimini ve kararlılığını TRT’ye taşımak da en doğru tercihti.

Çünkü sendikal mücadele sınıf dayanışması içinde yapılmalıydı.

İsmet Seçer, o dönem Haber-Sen’in kurucu şubesi olan Beyoğlu Şube’nin şube başkanıydı. Hatırladığım kadarıyla şube yönetiminde İsmail Özbalçık (bir sonraki şube başkanı), Servet Yazır, Hüseyin Karakaş, Solmaz Yıldız da vardı.

Genel Başkan da Kemal Keleş’ti. O zaman KESK’in ve Haber-Sen’in Genel Merkezleri de İstanbul’daydı.

Kemal başkan öncülüğünde TRT örgütlenmesini TRT çatısı altına taşıdık.

Ben ve arkadaşlarım İstanbul örgütlenmesini yürüttük. Şube başkanımız İsmet ağabeyin İstanbul örgütlenmesinde katkısı büyüktür.

O dönem TRT’de yetkiyi de elde ederek Haber-Sen’i “yetkili sendika” statüsüne taşıdık.

İsmet ağabeyin şube başkanlığı döneminde üye olduğum Haber-Sen’de kurucu şube olan Beyoğlu Şube’nin üç dönem şube başkanlığını yürüttüm

Kurucu ve Onursal Genel Başkan İsmail Çınar, Kemal Keleş, Ali Kav, İsmet Seçer ve İsmail Özbalçık’tan devraldığımız sendikanın kurucu ruhunu arkadaşlarımla birlikte yaşatmaya çalıştık.

Bu süreçte İsmet ağabey zaman zaman bir araya gelir değerlendirmeler yapardık. İyi bir devrimci, iyi bir mücadele insanı ve inanmış bir sendikacı olduğu kadar iyi bir Fenerbahçeliydi de…

Onunla sendika sohbetlerimiz kadar Fenerbahçe sohbetlerimizi de unutamam.

Eleştirel bir yapısı ve düşünce sistemi vardı.

Kendi mahallesini de eleştirmekten çekinmezdi.

Bu yüzden eleştiriler de alıyordu.

Ama doğru bildiği yoldan şaşmadı.

Devrimciydi, inanmış bir sendikacıydı, iyi yürekli, onurlu ve cesur bir mücadele insanıydı.

Bu özellikleriyle  yaşadı, bu özellikleriyle hayata veda etti.

Daha görecek güzel günlerimiz vardı.

Tüm mücadelemiz bunun içindi.

Aziz Nesin’in dediğince; tüm yaptıklarımız, tüm çektiklerimiz, tüm gözyaşlarımız çocuklarımızın gülmesi içindi.

İsmet ağabey rahat uyu, söz sana;

Katlandığın acılar, baskılar, işkenceler boşuna yaşanmadı.

Elbet değişecek dünya emekten insandan yana…

Ve gülecek çocuklarımız rengarenk umutlarla…