Buse GÜLİN
Sky Rojo, varlığını hafızalara çok sert biçimde kazıyan, 2021 yapımı bir seridir. 3 sezon süren olay örgüsüyle, sizi yer altı dünyasının en mahrem odalarına, en acımasız pazarlıklarının içerisine hapseder. Gaddar örüntülere sahip bir dram serisi olmasının ötesinde, tüm karakterlerin sahip olduğu kaderin, kederin, hüzünün ve suça eğilimin kolektif gerçekliklere göndermede bulunan bir işlevi vardır.
Sky Rojo, ispanyol yapımı bir dizi olsa da, inatla jiletlediği yara, Global suç diziliminin kâr sağladığı en büyük paya odaklanır. “Kadın ticareti ve Fuhuş.” Dizi bizi çok sert dille, daha iyi şartlarda çalışma bahanesiyle kandırılarak farklı ülkelerden getirilen ve zorla genel evde çalıştırılan kızların hayatlarına ortak eder. Dünyanın dört bir yanına saçılan aracılar, sistemin işleyebilmesi için farklı vaadlerle durumu pekte iyi olmayan veya zor durumda olan genç kadınları merkeze çekerek, onları objeleştirir ve hürriyetlerine el koyarak bir şehir dolusu insana kiralar. İtiraz imkanı yoktur, kaçma şansı imkansız.. Kadınların hür iradeleri uyuşturucu ve alkolle daha kontrol edilebilir hale getirilerek, sistemi kabul etmeye zorlanır. Burada portrelenen “öğrenilmiş çaresizlik hissi” tüm çıplaklığıyla gerçek dünyanın sinsi para kaynağını eleştirir.
Senaryo bu noktada sizi rahatsız edebilmek için çok sert pornografik içerik sunar. Bu pornografinin çıkış noktası haz değil, zorla el konulan bedensel dokunulmazlıktır. Her bir sahneyle, dakika dakika zihninize saplanan gerçekle savaşırsınız çünkü dizi İki kişi arasında gelişen bedensel paylaşımın, nasıl bir tecavüze dönüşebileceğini gösteren olay dizilimine sahiptir. Her sahne daha kötüsüne kapı açar. Bu hamleyle tek bir şey vurgulanır “rıza yoksa, her cinsel ilişki tecavüzdür.” Dizi sizi kendi iradenizin limitlerinde gezdirir. Senaryonun yaratmayı hedeflediği farkındalık sistemin tecavüzü nasıl normalleştirdiğini göstermek üstüne kuruludur. Sistem bunun “alıkoyma ve tecavüz” olduğunu bilmektedir ama bunun kabulü sistemi çökmeye zorlayacağı için ve aynı zamanda sistemin çöküşü para kaynağının da yitirilişi olacağı için tüm etik kodlara, adaletin varlığına rağmen kadınların istismarı hız kesmeden devam eder. Dizi, sistemin( ticaret ağının) nasıl iki yüzlü çalıştığını, edinilmiş büyük çaplı servetlerin altında gasp edilen/ katledilen bir sürü kadının var olduğunu sarsıcı biçimde göze sokar. İşin ironisini ise, bu işleri yöneten/ bu ağı kuran insanların da kız çocuklarına sahip olması ve bu kız çocuklarının kendi ultra lüks evlerinde, prenses gibi yetiştirilmeleri üzerinden yapar. Maalesef, evde kızına tapan bir baba, sokaktaki bir sürü babadan kızlarını çalmaktadır. İşin en acı ve çirkin tarafıda budur.
Sky Rojo, körleşmiş insanlık, edinilmemiş haysiyet ve para hırsının aslında topluma nasıl sızdığının ve kadınların hayatlarını yok etmeye nasıl cüret ettiklerinin özetidir. Aslında bir kurgu değil, dünyanın gerçekliğinin 3 sezonluk bir uzantısıdır. Dizinin böylesine sert bir dille kurgulanmasının temel sebebi bu ticaretin durdurulması adına farkındalığın gelişmesidir. Seks ticareti, kolları her yere uzanan bir kölelik ağıdır. İçerisinde suçun her türlüsünü barındırır. Bu sisteme rağbet gösteren ve para yatıran herkes, sistemin devam etmesi adına bir teşvikçi görevi görür. Aynı zamanda ticaret ağının genişlemesi ve yayılması adına bir bütçe yaratır.
Toplumsal açıdan bu konuda duyarlılığımızın eksik olduğu kanaatindeyim. Seks işçiliği çoğunlukla başka insanların tehditleri/ gaspları ve zorla hürriyete el koymaları sonucunda işleyen bir sistemdir. Burada iradenin sergilendiğini düşünmek yerine, iradenin yok edildiğini hatırlamalıyız. Bu zor bir bilgi değil, harekete geçmeyi gerekli kılan ahlaki bir kodlamadır.
Bu sistemin varlığını yok edebilmenin yolu bireysel hassasiyet oluşturmak ve bu insanlara toplumda yer açmamaktır. Kadın bir obje değildir. Kadın gasp edilemez, bedeni zorla ele geçirilemez. Kadın ve kadının bedeni birer para kazanma aparatına hiç dönüştürülemez. Sky Rojo kendi dilinde bunu fazlasıyla vurgulamış bir yapımdır. Seks işçiliğinin marjinalleştirilecek hiçbir yanı olmadığını, aksine bunun tamamen acıdan, utançtan, bağımlılığın her türlüsünden ve travmadan beslenen bir suç olduğunu gözler önüne serer.
Evet, hepimizin bildiği üzere, kadın ticareti ve seks işçiliği en ağır insani- ahlaki ve vicdani suçtur. Gasp edilmiş tüm kadınların hakları adına, bu hafta Sky Rojo’yu kaleme almak istedim.
Yazımın sonuna doğru özellikle altını çizmek istiyorum: bu sisteme toplumda nefes aldırmamak gerekiyor. Unutmayın, suça göz yummak ayrı bir suçtur. Bu kadınların çalıştırılma biçimlerinden haberdar olmamak günümüz şartlarında mümkün değil. Hepimiz bunun bir pazar olduğunun ve bu kadınların şantajla, tehditle, şiddetle bu sistemin içerisinde hapis tutulduğunun bilincindeyiz. Bunu bilerek, – yine de- bu sisteme destek sağlamak / sistemden faydalanmakta insana atfedilecek diğer en ağır suçtur. Bu suç insanın “insaniliğini” sorguya çeker ve tüm savunmaları itinayla çürütür. Ahlakı yara almış ve istismara göz göre göre kapı açmaya gönüllü bireylerin aklanabilecek yanları yoktur. Davranışlarının kendisi zamana yenilebilir ama üstlerine yapışan etiketler asla. Bu sebeple, herkesin en az kendi kızına- eşine- kız kardeşine, kendi hanesinde olan kadınlara karşı sergilediği hassasiyeti, ( kültür- millet- coğrafya fark etmeksizin) bu kadınlara karşı da sergilemesi gerekiyor. Sizin hanenizin üyesi olmayan bir kadına sergilenecek körlük, ahlaki değildir. Komşusu aç uyuyan bizden değilse, komşusunun kızını- eşini istismar eden de bizden olmamalıdır. Hassasiyetlerimizi yeniden gözden geçirmemiz ve yeniden konumlandırmamız gereken zamanlardayız.
Bugün bunca cümle tek bir finale çıkıyor. Bu durumda olan kadınlarla karşılaştığınızda, lütfen beklemeden yetkililere bildirin. Hızlı hareket etmek bir kadının hayatını ve özgürlüğünü kurtarabilir.
Unutmayalım!
“Gerçek rıza barındırmayan her ilişki tecavüzdür. Tecavüz ise, insanlığın en derin sayılı suçundan biridir.”
Aşağıya başlıca ihbar hatlarını bırakıyorum.
İhbar hatları:
Emniyet birimi : 155
Baro kadın hakları merkezi hattı : 444 26 18
İhmal, istismar, ihmal ve bir çok vaka için : 183
Kadıköy belediyesi Kadına şiddet hattı : 216 349 93 49 (08:00 / 20:00 arasında hizmet vermektedir)
Ayrıca KADES uygulamasına sahipseniz, uygulamanın içerisinden de ihbar oluşturabilirsiniz. Ayrıca buradan da bir kez daha bildirmiş olayım: istismarın her türlüsüne maruz kalan kadınlar bu uygulama ve yukarıda ki hatların tümü üzerinden yetkili birimlere ulaşabilirler.
