Buse GÜLİN
İblislerim var benim…
Sanıldığından çok daha fazla ve çok daha kötüler. İnsanın en büyük savaşı, kendi kimliğine gömülü şeytanlarını terbiye etmekle geçiyor. Aç bıraktıkça dinginleşiyorsun, besledikçe de çirkinleşme başlıyor.
Kıyamet toplu bir kıyım değil. Dolayısıyla cehennem de bir mekân… Tıpkı kıyametin kendisi gibi, cehennem de insani bir gerçeklik. Kötülüğün harladığı çukurun ötesinde bir hakikat var. Odağımız deliğin ne kadar acıttığı olsa da, idrak etmemiz gereken, toplu olarak ne kadar hüsran yaratabildiğimiz… Her birimiz, nedeni olduğumuz hayal kırıklığının derinliği kadar yanıyoruz.
Tanrı’nın hiçbir suçu yok. Son noktaya kadar önümüze sayısız engel dizerek kibirimizi durdurmaya çalışıyor. İnsan iradesi seçime açık bırakıldı. Bu yüzden Tanrı, satır aralarını doldurup finali nasıl yazacağımız kısmını bize bırakıyor. Yine de durdurmaya çalıştığı gerçeğini es geçemeyiz. Burnumuzun dikine dikine… Suça batmak istediğimiz için batıyoruz… Oysa silahlara davranmadan önce, satın alabileceğimiz çok çiçek buketi vardı. Demet yerine tetiği seçiyorsak, sorumluluğu almak zorundayız.
Kimse işlediği cinayete hayran olamaz. Küçülmüşlüğün böylesi, yoksunluk hissini dayatır. Yoksunuz ama yanlış yerden. Ahlaksızlığımız bile ölçülere uymuyor. Bardağın neresinden taştığımız belli değil ama ağız kısmı olmadığı kesin. Söyler misiniz, delik tam olarak nerede? Dibinde mi? Yoksa gövdesinde mi?
Kurallar işlevsiz, adalet sadece bir tanım. İçini dolduramadığımız her şeyin arasında gidip geliyoruz. Ahkâmlar kocaman, vicdan sıfır. Peki, böyle bir düsturla adımlar nereye çıkıyor dersiniz? Hiçliğe… Hiçlik…
Hiçlik, efendilerinin önünde dik duramıyor çünkü insanın icadı ne zaman mükemmel olmuş ki? Kendisinin itinayla tıraş ettiğimiz kusurları her yerimize saçılıyor. Aslında neresine tutunursanız, elinizde kendi hatalarınız kalıyor. Anlıyorsunuz ki hiçlik dolu gibi geliyor ama aslında içinizdekini de alarak sizi daha çok boşaltıyor.
Bir hayatı, hataya müptela biçimde yaşayamazsınız. Hiçlikler, bilinçli seçilen çirkinliklerin toplamıdır. Birer kara deliktir… Vermez, alır; eklemez, boşaltır; türetmez, tüketir… Hayatı vermez, hayatı alır…
Her durumda kaybediyoruz.
