Buse GÜLİN
Pedofili derin bir insanlık suçudur.
Bu okuyucularımın alışık olduğu şekilde başlayan bir metin değil. Bu sefer ne başlangıcı ne
de bitişi ile öyle olmayacak. Güzel opsiyonların var olabildiği bir dünya hayali ile yaşarken,
her gün ayrı bir kepazeliğe uyanıyoruz. Bazı çirkinlikler inatla kök salma çabasındalar.
Bunları güzel umutlar besleyerek, hak yoluna yöneltmeye çalışarak tüketemiyorsunuz. Bu
öyle bir mide bulantısı yaratıyor ki, istifra etsem de dinmiyor sıkıntısı. Bugün, kelimelerim
hiç olmadığı kadar kanatsın istiyorum. Kanatsın çünkü kanatmalı. Belki kanattığında
dokunur bazılarımızın olmayan şereflerine değil mi? Belki cız eder bir yer inceden, bir
çoğunun dik tuttuğu sıfatları asfalta doğru eğilir. Tamda layığı olduğu gibi, tam da tüm
ahlaksızların hak ettiği gibi.
İçimizde büyüyen çocukların hayatlarını çalanlar var. Bizim aramızda barınıyorlar. Çoğu
tanıdıklarımız belki yolumuz düşünce selam verdiğimiz insanlar ama küçücük çocukların
bedensel dokunulmazlığına göz dikecek kadar alçalıyorlar. “Pedofili!” Bilinen adı ile
“Çocuk istismarından” bahsediyorum.
Bu olay ile derdim fazlasıyla büyük. Tanrı’ya sesli biçimde günahlarımı çıkarırken hep
söylerim “Pedofili bu dünyada bağışlamayacağım sayılı olgudan biridir. Ben bunun
yüzünden dünyanın dibine dinamit döşer, patlatırım.”
Son zamanlarda bu yazıyı kaleme almam konusunda beni zorlayan çok fazla habere denk
geldim. Göğsümü gere gere insanlığımız ile övünemiyorum artık. Toplumsal değerlerimiz
çöktü, anlamadığım bir hayasızlık ulu orta geziyor. Utanç neredesin? Ne değerliymiş senin
varlığın! Rezillik hızlı tüketilen, şizofrenik bir trend olduğundan beri senin kıymetini daha
iyi anlayan bir grup insancık olarak kaldık.
Toplumda bir hastalık var. Görüneni yumuşatmayacağım. Bu hastalık öyle basite
indirgeyebileceğiniz, varlığını dikkate almadan yaşayabileceğiniz bir formda değil. Başımızı
çevirdiğimiz her yer bununla sarılı. Buram buram foseptik kokusu var havada. Evet!
İnsanlığımız kokuyor!
Ana haber bültenleri, haber siteleri, online sosyal uygulamaların akışları istismar vakalarıyla
dolu durumda. Babalardan dedelere, abilerden amcalara hatta komşulara, okullarda / Dini
kurslarda görev alan hocalara kadar… Nereye çekersen uzuyor bu şeytaniliğin ipi. Görünen
o ki bardak artık kendi suyunu taşıyamıyor. Öylesine net biçimde vuruyor ki veba’nın
sağladığı yıkım. Göz bebeğimin içine içine giriyor bu vahşetin görüntüleri. Kapıma
uğramadı diye talan ettiği diğer evleri görmezden gelmiyorum. Bu sadece benimle veya 2-3
kişiyle yürüyebilecek bir sistem değil. Bu konuda daha net bir düstur, çok keskin bir
farkındalık geliştirmemiz gerekiyor. Toplum olarak belkide daha önce hiç olmadığı kadar
kenetleneceğiz. Etrafa bakmayacağız, etrafı göreceğiz, izleyeceğiz ve analiz edeceğiz.
Şüpheli herhangi bir duruma başımızı çevirip, kendi rutinimize devam etmeyeceğiz. Eğer
dışarıda herhangi bir çocukla alakalı dikkatinizi çeken, sizi şüphelendiren bir şey varsa,
muhtemelen doğrudur. Sezgi ile algı müttefik olduğunda, anormallik gardsız kalır.
Evet! İhbar edelim hatta gerekirse olay anında (hukuğa uygun biçimde) müdahale edelim,
garip gelen her şeyin peşine düşelim diyorum! Anlık dikkat, 1 çocuğun hayatını kurtarabilir.
Gördüğünüz- bildiğiniz- sezdiğiniz- şüphelendiğiniz hiç bir duruma kayıtsız kalmayın.
Yetkilileri aramak hiç bir şey kaybettirmez ama bir çocuğa çok şey kazandırır. Dini- Irkı-
yaşı- cinsiyeti fark etmez. Bu dünyaya doğmuş her çocuğa karşı sorumluluğumuz
var.Kimseden korkmayın, çekinmeyin, sosyal ilişkileriniz bozulur diye bildiklerinizi ihbar
etmekten kaçınmayın çünkü bilip susmak sizi onların yandaşı kılar. İstismarın işlenmesine
alan açmak( ihbar etmeyerek/ susarak/ görmezden gelerek), istismarcıya dolaylı yoldan
yardım etmektir.
Biz duyarlılıkla çocuklarımızı kurtarıyoruz.
Cümleyi yeniden yazıyorum:
BİZ ÇOCUKLARIN HAYATLARINI KURTARIYORUZ.
Çocuk istismarı ihbar hatları:
155( 7/24 hizmet sağlamaktadır)
183 (7/24 hizmet sağlamaktadır)
170 ( Zorla çalıştırılan çocuklar için)
Sevgilerimle,
