Engin BAŞCI
CHP yaklaşık bir yıldır miting alanlarında…
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlayan mitingler 19 Mart 2025 gününden itibaren sürüyor.
CHP’nin direnişine ve mücadelesine destek veren kitleler o günden bugüne Çarşamba günü İstanbul’un bir ilçesinde, hafta sonları da bir şehirde miting alanlarını dolduruyor.
Genel Başkan Özgür Özel’in deyişiyle miting değil eylem yapıyorlar.
CHP’nin kararlılıkla sürdürdüğü mitinglere CHP’nin kendi tabanıyla birlikte toplumsal ve siyasal muhalefeti temsil eden kitleler de katılıyor.
Her miting binlerce kişinin protestosuna sahne oluyor.
Mitingler ilk günkü heyecanı ve coşkusunu koruyor, alanlar dolup taşıyor.
Niteliği, süresi, katılım yoğunluğu ve etkileşim biçimiyle dünyada eşi görülmemiş bir eyleme tanık oluyoruz.
Belediye başkanı ve cumhurbaşkanı adayı bir siyasinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla başlayan mitingler bir siyasal kampanyaya evrildi.
CHP 90. mitingi Ataşehir’de yaptı.
Buz gibi bir havaya ve kar yağışına rağmen alan yine tıklım tıklım doluydu.
Tıpkı daha önce olumsuz hava koşulları altında yapılan diğer mitingler gibi…
Ataşehir buluşmasıyla birlikte İstanbul’un 39 ilçesinin tamamında miting yapılmış oldu.
Bu mitinglerin, Özgür Özel’in deyişiyle eylemlerin ilk günkü gibi yoğun bir katılımla sürmesinin nedenleri var.
Bu nedenlerden biri yaşanan sürecin halkın bu eylemlere ilgisini canlı tutması.
Ekrem İmamoğlu ve CHP’li belediye başkanlarının tutuklanması ve belediyelere atanan kayyumların yanında CHP kurultaylarına yönelik açılan iptal davaları da bu ilgiyi tetikledi.
Terörsüz Türkiye sürecinde DEM Partinin alanlardan çekilmesi de ilgiyi azaltamadı.Belki de DEM Parti tabanının bir kısmı da parti bayrakları ya da pankartları olmadan alandaki yerini almaya devam etmiş olabilir.
Öyle ya da böyle alanlar hep doluydu.
Özgür Özel ve CHP sözcüleri DEM Parti tabanını itecek sert söylemlerden kaçındı, Kürt sorunu noktasında başından beri sergilediği tutumu korudu.
Halkın bu mitinglere ilgisini canlı tutan bir başka unsur iktidar kanadının ülke gündeminden kaçırmak istediği sorunların alanlarda dile getirilmesiydi.
Ekonomik sorunlar, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı bunların başında geliyor.
Özellikle de emeklilerin, çiftçilerin, esnafın ve çalışan kesimlerin çektikleri sıkıntılar ve karşılanmayan beklentiler…
CHP Genel Başkanı tüm bunları mitinglerinde dillendirerek ve kendi vaadlerini de ekleyerek erken seçim talep ediyor.
Erken seçim için yakın bir tarih önererek ısrarla ve kararlılıkla iktidara gelmek istediklerini kesin ve net bir şekilde halka gösteriyor.
Belediye başkanları için ortaya atılan iddialardan kaçmıyor, konuşmasında onları çürütecek ya da etkisini azaltacak açıklamalar yapıyor.
Ön seçimde 15 milyon oy alan CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na olan halk desteğini alanlarda canlı tutmayı hedefliyor.
Her mitingte onun mektubunu okutuyor, sloganlarla ve pankartlarla onu mitingin ayrılmaz bir aktörüne dönüştürüyor.
Tüm bunları alanları dolduran kitleyle etkili bir iletişim dili kullanarak yapıyor. Bazen balkondaki yaşlı bir kadınla, bazen alandaki bir emekliyle, bazen pankartla talebini dile getirmek isteyen bir gençle diyalog kuruyor.
Mizahı ve esprileri konuşmasının içine serpiştiriyor.
Tüm bunların yanında halkın bu mitinglere ilgisini canlı tutan en önemli unsurlardan biri onların sözcülüğüne soyunması.
Yaratılan korku ve baskı ikliminde konuşmak isteyip de konuşamayan ve itiraz etmek isteyip de edemeyen kitleler CHP’nin ve Özgür Özel’in “gelin birlikte itiraz edelim” çağrısına katılıyor ve destek veriyor.
Özgür Özel’in “korkuyu evde bıraktık” söylemi bunun göstergesi…Tıpkı “miting yapmaya değil, eylem yapmaya geldik” demesi gibi.
O yüzden yaklaşık bir yıldır süren CHP mitingleri binlerce kişinin katılımıyla, Özgür Özel’in konuşmasının hiç bitmemesini istercesine son ana kadar dağılmayan bir kitlenin varlığıyla devam ediyor.
Seçim kampanyaları döneminde bile zor görülen bir miting alanı tablosu bu.
Bu tablo seçimlere kadar sürecek mi, seçim sonuçlarını etkileyecek mi, bir iktidar değişikliği getirecek mi, bunu zaman gösterecek.
Tabii bu süre içerisinde kamuoyunu gündemine gelecek pek çok parametreyle birlikte…
