ABD-İsrail saldırılarında öldürülen Ali Hamaney yerine İran’ın yeni lideri olarak Mücteba Hamaney ilan edildi.
İran’da dini lideri seçmekle görevli olan ve 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi 8 Mart Pazar günü İran’ın yeni dini liderinin öldürülen Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney olduğunu duyurdu.
Meşhed şehrinde doğan 57 yaşındaki MüctebaHamaney, Ali Hamaney’in altı çocuğundan ikincisi. Orta öğrenimini Tahran’daki dini Alevi Okulu’nda tamamladı.
İran-Irak savaşında aralıklarla orduda görev yapan Mücteba Hamaney,1999’da Mücteba, dini eğitimine devam etmek için Şii teolojisinin önemli bir merkezi olarak kabul edilen Kum şehrine gitti.
Küçük yaşlarda başlanılan din eğitimine 30 yaşında başlayan Hamaney, İran’da orta düzey bir din adamı kimliğine sahip bulunuyor ve Ayetullah sıfatını taşımıyor.
Şii din adamları hiyerarşisinde, “Ayetullah” rütbesine sahip olmak ve ileri düzey dersler vermek, ilmi seviyenin ve bilginin göstergesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca, dini liderlik için ön koşullardan biri olarak görülüyor.
Ancak Mücteba Hamaney’in babası Ali Hamaney de dini lider olduktan sonra hızla Ayetullah seviyesine yükseltilmişti.
BBC Farsça ekibinin haberine göre; Son günlerde, İran’daki bazı medya kuruluşları ve iktidara yakın yetkililer, Mücteba Hamaney’den “Ayetullah” diye bahsetmeye başlamışlardı.
Mücteba Hamaney’in ismi İran siyasetinde 2000’li yılların başında öne çıktı. Mücteba’nın adı ilk olarak 2005 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kamuoyunun dikkatini çekti.
Bu seçimler sertlik yanlısı Mahmud Ahmedinejad’ın zaferiyle sonuçlanmıştı.
Reformist aday Mehdi Kerrubi, Hameney’e yazdığı açık mektupta Mücteba’yı Devrim Muhafızları ve Besiç milisleri aracılığıyla oylamaya müdahale etmekle ve Ahmedinejad’ın kazanmasına yardımcı olmak için dini gruplara para dağıtmakla suçlamıştı.
Mücteba dört yıl sonra da aynı suçlamayla karşı karşıya kaldı. Ahmedinejad’ın yeniden seçilmesi, Yeşil Hareket olarak bilinen muhaliflerin ülke çapındaki kitlesel protestolarını tetikledi.
Bazı eylemciler, Mücteba’nın babasının halefi olması fikrine karşı sloganlar attılar.
2009 seçimlerinden sonra iki reformcu aday, Mir-Hüseyin Musavi ve Mehdi Kerubi ev hapsine alındı.
İranlı kaynakların BBC News Farsça’ya verdiği bilgiye göre Mücteba Şubat 2012’de Musavi ile görüştü ve protestolarından vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştı.
Birçok kişi, Mücteba’nın babasının sert politikalarını sürdüreceğini düşünüyor. Bazıları da ABD ve İsrail’in saldırılarında babasını, annesini ve eşini kaybeden Mücteba’nın Batı’nın baskısına boyun eğmesinin muhtemel olmadığını düşünüyor.
Ancak İslam Cumhuriyeti’nin hayatta kalmasını sağlayacak ve ülkeyi siyasi ve ekonomik yıkımdan kurtaracak doğru kişi olduğuna kamuoyunu ikna etmek gibi zorlu bir görevle karşı karşıya kalacak.
Liderlik özellikleri büyük ölçüde sınanmamış durumda ve cumhuriyetin babadan oğula bir sisteme dönüştüğü algısı, halkın hoşnutsuzluğunu daha da derinleştirebilir.
